Cem Nalbant
nitimur in vetitum.

önce benim hikayem

Eylül 7th 2009 şiir

2Önce benim hikayem 

 

Kimsenin duyamayacağı bir şekilde anlatabilirdim,

Çünkü siz,       duyuyorsunuz,

                        Görüyorsunuz,

                        Dokunuyorsunuz,

                        Tadıyorsunuz,

                                   Çoğu zaman aslında sadece sanıyorsunuz,

                                   Sebepsiz yere bir şey yapmayı saçma buluyor,

 

                        Nedensiz bir şeyin olabileceğine inanmıyorsunuz.

                                                                       (işte sırf bu yüzden Modigliani’den ve onun

                                                                         gözsüz insanlarından bahsetmeyeceğim size)

 

bu perdeyi aldığım günün rengini,

o günü ve ne kadarını yaşadığımı gerçekliğinizin,

bunlardan bahsetsem, eminim saçma gelecektir size.

(Dürer’in, bir insanın

neden sadece ellerine aşık olduğumu

anlatmayacak olmamı anlayabilirsiniz umarım.)

 

Sır olmaması gereken hikayelerimden, kalabalıklara eksilen yalnızlığım,

sizin bir adınız var! İhanete uğramaya bu yüzden açıksınız birazda,

bir pencerenin önünde bu yüzden perde çekilmeden çıkmışsınızdır sahneye,

kim bilir, kaç pencere önünde kaç farklı hikayenin görüntüsü birikmiştir,

ben birinden bakıyorum, siz bir çoğunu göremeyecek kadar kalabalıksınız.

 

Ses biraz azalsa, görüntü biraz kararsa, belki duymanız için

Bir sebep çoğalabilirim, oysa

Sizin asla duyamayacak olduğunuz bu müzik,

Yaydan ve telden, sesten ve doyumdan birikerek kulaklarımı mahkum eden bu müzik,

O kadar güzel ki!

Şu andan itibaren,

Kulaklarımda susan sesleriniz,

gözlerimde görmediğim düşleriniz,

ellerimde dokunamadığım varlığınız,

perdeymiş, binaymış, fotoğraftaki lekelermiş, ellerimmiş, gözlerimmiş, hikayemmiş,

her şey,

ama her şey,

aslında sadece                        bu ezgi,                       aaah bu ezgi,  

bu melodi,                  kulaklarım,

ellerim,

gözlerim,

ellerimle duyamam                                                                                       değil mi?

Gözlerimle de!

Size bir hikayeden bahsedecektim aslında,

suyun üzerinde öğrendiğim bir hikayeden                                                                           ama

Size; inanmanın ne olduğunu anlatamayacak kadar

 

yalnızım,

( bu

            ses,

  bu

                        su,

bu pencerenin önünde yaşadığım saf gerçeklik,

nedensiz,

                sebepsiz,

                               sonuçsuz,

                                              öylesine…)

 

bazan sadece anlatmak istersiniz, ve bazan anlatmaktan sebepsiz yere vazgeçersiniz,

bazan

                        sadece

                                                           gidersiniz,

                                                                                  durduğunuz yerde…




gerekli



gerekli - yayımlanmayacak


Yorum Yap & Fikrini Paylaş

cross

karakalem şiirler portreler serisinden.

fotoğraf: gülden canol

crossÖnceki Yazılar

Kategoriler
Bağlantılar